Uyku Eğitimi Vermeden Önce Bunları Bilmelisiniz!

uyku eğitimi vermek

Aylardır gözünüze uyku girmiyor. Şimdi şöyle nefis bir uyku çekebilmek için neler yapmazsınız, değil mi ? Hatta bebeğinize uyku eğitimi vermek ile vermemek arasında gidip gelmekten bıktınız. Çünkü bir yandan uykusuzluktan bitap düşmüşsünüz ama bir yandan da bebeğinize uyku eğitimi vermenin sonuçlarından endişe duyuyorsunuz.

Bundan çok da uzun olmayan bir zaman öncesine kadar bebeğimin kesintisiz gece uykusu uyuyacağını bilsem saçlarımın yarısını kazıtıp kalan yarısını da yeşile boyayıp gezebilirdim.

Hamilelikte gece tuvalete kalkmak için uyanmalarımı da dahil edersek, yaklaşık 3 senedir
kesintisiz  uyuyamıyorum.

Evet. Uykusuz bir bebeğimiz vardı. Ama oğlumuzun aylarca istisnasız her gece ağlayarak
uyanmasının mantıklı bir sebebi olmalıydı.

Önce pediatristine danıştık. Gerekli tüm tıbbi taramalar yapıldı her şey yolunda gözüküyordu. D vitaminleri, bitki çayları, gece mamaları, akşam yatmadan uykusunu getirsin diye yoğurtlar verdik.

Gündüz temiz havada yürüyüş yaptık. Her akşam hiç aksatmadan banyo yaptırdım.

Hatta bir arkadaşım muska bile hazırladı gece rahat uyuması için.

Olmadı.

Hiçbir şey işe yaramadı. İnanın uyku danışmanına bile gittik. Ne yaparsak yapalım Poyraz
geceleri uyanmaya devam etti.

Diyelim ki halimize acıdı ve 20 dakikalık şekerlemelerle bizi ödüllendirdi.

Bu sefer biz hiçbir şey yapamıyoruz. Koridorun sonundaki odada yatmasına
rağmen fısır fısır konuşuyoruz. Mutfağa gidip su bile içemiyoruz ses çıkar da uyanır diye.

Onu uyandırma riskini göze alacak kadar tuvalet ihtiyacımız olursa da odasının önünden karşı
duvara yaslanıp kalbimiz ağzımızda sürünerek geçiyoruz. Geceleri neredeyse yok oluyoruz.

Televizyon ses yapar kapat.
Işık kapının altından sızar kapat.
Telefonları zaten kapat.
Herkes yatağına, avına arkadan yaklaşan panter gibi parmak uçlarında gidiyor.

Uykusuz gecelerde kitapları, interneti hatmediyorum. Nerede yanlış yapıyorum diye.
Her seferinde de işte bu sefer tamam artık kesin uyuyacak dediğim gecelerde en uzun uykusu
3 saat sürüyor ve hep başladığım yere dönüyorum.

Yorgunluktan hepimiz bitmişiz.  Sadece bir gece kesintisiz bir gece uykusu için sol kolomuzu
verebilecek durumdayız.

Bunlar size de tanıdık geldi mi?
Uykusunun sabaha kadar yarım saatte bir bölündüğü gecelerin aylarca bitmediğini görünce
artık emin olursunuz.
Sizin bebeğiniz uykusuz bir bebektir.

Kendinizi o kadar yalnız ve çaresiz hissedersiniz ki, bunun ne kadar kötü bir şey olduğu
konusunda kimsenin sizi anlayamayacağını düşünürsünüz.
Çünkü sizin bebeğiniz uyumamaya ant içmişken, dışarda bütün bebekler pusetlerinde  yarın
olmayacakmış gibi uyuyorlardır.  Anneleri uykusuz ebeveynlerin simgesi göz altı torbaları
olmayan gözlerle gülümsüyorlardır. Sanki şu koca dünyada bir tek size uyumayan bir bebek
denk gelmiş gibidir.

Sorun şu ki sevgili ebeveynler;

Durum öyle sandığınız gibi değil.
Bebeklerin uyku ihtiyaçlarını anlayabilmek için öncelikle uyku yapılarını incelemek gerekir.
Okumaya devam edin, büyük resmi görmeye başlayacaksınız.

Bebeklerde Uyku Yapısı

Yetişkinlerde de bebeklerde de iki çeşit uyku döngüsü vardır. Biri aktif REM yani ( Rapid
Eye Movement ) rüya gördüğümüz bölümlere verilen addır. Bu döngüde uyku çok hafiftir.
Dolayısıyla uyanmak çok kolaydır.

Diğeri ise Non-Active REM, yani derin uyku. Ebeveynlerin göz ardı ettiği durum ise;
bebeklerin ve yetişkinlerin uyku yapısı birbirlerinden çok farklı olduğudur.

Burası çok önemli;
Bebekler uykularının %80’ini aktif REM’de geçirirler. Bu onların beyin gelişimi için çok
önemlidir.

Diğer yandan;
Yetişkinler uykularının % 80’ini Non-Active REM’de geçirirler. Sabaha karşı uyunan
uykunun büyük bölümü ise hafif uykudur.

REM ve Active REM sürelerine uyku döngüsü denir. Bu süreler doğumdan yaşlılığa kadar
sürekli olarak değişmektedir. Bununla beraber, biz yetişkinlerin uyku değişimleri uzun bir
zamana yayıldığı için bunun farkına varamıyoruz.
Ancak bebekler ilk yıllarda çok hızlı büyüdükleri için uyku yapıları kısa sürede ve sürekli
olarak değişir.

Uyku Döngüleri

Çocuklar ve yetişkinler her gece uykularında, sabaha kadar tekrarlayan hafif ve derin uyku
döngülerinden geçerler.

Bebeklerde uyku döngüsü

Derin ve hafif uyku döngüleri bebeklerde 30- 50 dakikadır, bebek büyüdükçe bu süre uzar.
Bazı bebekler ve çocuklar derin uykuya çabucak geçerken, bazılarının hafif uykudan derin
uykuya geçmeleri 20 dakikayı bulabilir.

O yüzden bebeğinizi uyuttuktan sonra uykusuna başka bir odada devam etmesini istiyorsanız
ilk 20 dakikalık uykuya dalma sürecini tamamlamasını bekleyin.

Yetişkinlerle kıyaslandığında bebekler uykularının büyük bölümünü aktif REM safhasında
geçirirler ve doğal olarak uykuları hafiftir. Genellikle tüm bebekler her uyku döngülerinin
sonunda uyanırlar ve bu sağlıklı uykunun normal bir sürecidir.

Bu yüzden bebeklerin uyku döngüleri ilk bir yıl boyunca daha kısadır.  Bu evrimsel olarak
onları hayatta tutan bir durumdur. Ani bebek ölümlerine karşı da onları koruyan bir tepkidir.

Bu demek oluyor ki, bebekler biyolojik olarak daha hafif uyku uyumaya ve yetişkinlerden
daha sık uyanmaya programlanmıştır.

 Büyüme çağında ve yetişkinlikte uyku döngüleri

Büyüme çağında ve yetişkinlikte her derin ve hafif uyku döngüsünün süresi 90 dakikaya
çıkar.Her uyku döngüsü kısa bir uyanıklıkla son bulur ve sabaha kadar bu şekilde devam eder.
Bu uyanmalar normal şartlarda uykumuzu bölmez, çoğunun farkına bile varmayız ve eğer dış
uyaranlarla ilgili herhangi bir değişiklik olmadıysa uykumuza geri döneriz.

Ancak eğer uyuduğumuz yer değiştiyse, ya da rahatsız hissediyorsak, yastığımız başımızın
altında değilse ya da yüksek bir ses duyduysak tamamen uyanabiliriz.

Bebeğinizin uyku yapısı sürekli değişiyor.

Her iki çeşit uyku döngüsünde geçirdiğimiz süre yaşa bağlı olarak zamanla değişir.

6 aya kadar

Yenidoğanlar gündüzden geceye uyanıp uyurlar.
3-6 ay arası bebekler gün içerisinde iki saati geçmeyen 2-3 uyku uyuma eğilimi gösterirler.
Geceleri en azından 1-2 kez uyanmaya devam ederler.

6-12 Ay arası

6-12 ay arası bebekler gündüz uykularına 1-2 saati geçmeyen şekerlemelerle devam ederler.
Bebekler 6 aydan itibaren en uzun gece uykularını uyumaya başlarlar. (inanılmaz değil mi J
Birçok bebek bu dönemde gece beslenmesine gerek olmadan en fazla  6 saate kadar kesintisiz
gece uykusu uyuyabilirler.

60%’ı gece bir iki kere uyanıp uykuya dönmek için ebeveyn yardımı talep edebilir. Bu yaştaki
10 bebekten birinde 3-4 kez uyanıp ebeveyni çağırma durumu görülür.Gece uyanmalarının kısmen bir sebebi de bu dönemde başlayan anneden ayrılma korkusudur.

12 ay

Bu aydan itibaren bebeklerin daha iyi uyuduğu gözlenmiştir. Bazı bebekler gece uykuya
gitmekte zorluk çıkarabilirler. Bu 18 aylıkken (18. Ay büyüme/bağlanma atağında )tavan
yapar ama zamanla düzelir.
%5’ten azı 2 yaşından itibaren gece üç kere veya daha fazla uyanabilir.

3+ yaş

3-5 yaş arası çocukların 11-13 saat uykuya ihtiyacı vardır. Bazı çocuklar 1 saat kadar süren
öğle uykusuna ihtiyaç duyabilirler.
5 yaşından itibaren çocukların öğle uykusuna ihtiyacı yoktur.

Bebeklerin uykusu ile ilgili şehir efsaneleri

Yanlış:  Bebekler karanlıktan korkarlar.
Doğru: Bebekler karartılmış ortamda uyudukları uykudan en iyi verimi alırlar. Çünkü bütün
diğer memeliler gibi bebekler de karanlığı sakinleştirici ve rahat bulurlar. Ayrıca bebeklerin
büyümesi için çok önemli olan melatonin hormonu da karanlıkta salgılanır.

Yanlış: Gece iyi uyuyan bebeğin gündüz uykusuna ihtiyacı yoktur.
Doğru: gündüz uykusu ve gece uykusu birbiriyle bağlantılıdır ve gündüz iyi uyuyan bebek
gece de iyi uyuyacaktır.Gündüz uykusunu alamayan ve çok fazla yorulan bebeklerin gece
uykuları hemen değilse bile zamanla bozulacaktır.

Yanlış: 6 aydan küçük bebekler gece boyunca uyuyamaz.
Doğru:  Bazı bebekler bu yaşlarda rahatlıkla 4-5 saat aralıksız gece uykusu uyuyabilir.
Kesintisiz 4-5 saat gece uyuyan bebek için gece uyuduğu söylenebilir.

Yanlış: Yenidoğan bebeğinize kendi kendine uyumayı öğretmelisiniz.
Doğru: 12 haftadan küçük bebekler kendi kendilerini sakinleştirebilme yetisine sahip
değillerdir. Mutlaka ebeveyn desteği isterler.

Yanlış: Bebek aç olduğu için gece sık uyanır.
Doğru: Bebekler gece birçok sebebe bağlı olarak uyanabilirler. Ve uyandıklarında
acıktıklarını hissedip ağlayabilirler.
Ancak bebeğin her uyanmasının sebebini açlığa bağlayıp her uyandığında onu beslemek yeme
bozukluklarına sebek olabilir.

Yanlış: Bazı bebekler kundaklanmaktan hoşlanmaz.

Doğru: Kundakla sarılan bebeklerin daha iyi uyuduğu bilinen bir gerçektir. Bebeğin
kundaklanırken ağlaması kundağı sevmediğinden değil, kundağın sıcak gelmesinden,
kundağın düzgün bağlanmamasından ya da bebeğinizin çok yorgun olmasından
kaynaklanabilir.

Yanlış: Bebeğinize kendi kendine uyumayı öğretirseniz geceleri kesintisiz uyuyacaktır.
Doğru: Bebekler kesintisiz uyuyamazlar. Her uyku döngüsü bittiğinde uyanırlar.Sadece bazen
sonraki döngüye geçişlerini kendi kendilerine yapabilirlerken, bazen de sizin yardımınızı
isterler. Benim oğlum10 aylıktan beri ( şuan 19 aylık)  uykuya kendi kendine dalıyor. Ancak
yine de geceleri 2-3 defa uyandığı oluyor.

Yanlış: bebeğinizin uyku sinyallerini görür görmez bebeğinizi uyutun.
Doğru: Bebeklerin yaşlarına göre uyanıklık süreleri vardır. İlk haftalarda 45 dakikadan fazla
uyanık kalamazlar. 4-5 aya kadar uyanıklık süreleri  1.5-2 saati geçmez. Sadece bebeğinizin
uyku sinyallerine bakarak uykuya götürürseniz yanılabilirsiniz, uyku sinyallerinin yanı sıra
uyanık kaldığı süreyi de göz önünde bulundurun.

Yanlış: Diş çıkaran bebek geceleri çok sık uyanır.
Doğru: Diş çıkaran bebekler birkaç gün rahatsızlık çeker ve evet bu durum onların gece
uykularını da etkileyebilir. Ancak haftalar ya da aylarca süren gece uyanmalarının sebebi diş
çıkarıyor olmaları değildir.

Peki, o yanlış bu yanlış.
O zaman bebeğinizi nasıl uyutacaksınız ?
Artık tüm aile yorgunluktan bitap düşmüş sinirler gerilmiş bir durumdasınız.
Ya durumu olduğu gibi kabullenip buna göre bir yaşam tarzı belirliyeceksiniz.
Ya da hiç istemeseniz de son kozunuzu kullanacaksınız.

Uyku eğitimi.

Tabi, uyku eğitimi, uyku problemi yaşayan bebeklere verilir.
Ancak bebeklerin biyolojik yapıları yetişkinlerden farklı olduğu için, her gece düzenli uyku
uyuyamayan bebeklerin tamamında uyku problemi olduğu da düşünülemez.

Uyku eğitimine başlamadan önce bebeğinizin gerçekten uyku problemi olup olmadığına karar
vermelisiniz.

Bebeğinizin gerçekten uyku sorunu var mı?

  • Eğer bebeğiniz genel olarak hem gece hem gündüz uykuya geçişlerde zorlanıyorsa.
  • Uyusa bile tüm gece boyunca çok kısa aralıklarla uyanıyorsa
  • Uyanık olduğu zamanlarda odaklanma problemi varsa
  • Uyanık olduğu zamanlarda fazlasıyla huysuz ve yorgunsa
  • Yaşına göre uyanık geçirdiği süre çok fazlaysa bebeğinizin uyku problemi olduğundan
    şüphelenebilirsiniz.

Uyku sorunu olduğundan eminseniz sağlık taramalarını yaptırdınız mı ?

Bebeklerde sıklıkla uyku problemlerine yol açan aşağıdaki medikal sorunlardan bebeğiniz de
etkilenmiş olabilir. Pediatristinize mutlaka bebeğinizin uyku sorunlarından bahsedin.

  •  kulak iltihabı
  •      idrar yolu enfeksiyonu
  •      ateş
  •      pişik
  •      tırnak batığı
  •      solunum yolu enfeksiyonu
  •      reflü
  •      inek sütü alerjisi
  •      uyku apnesi

Eğer bebeğinizin yukardaki medikal sorunlardan birine sahip olmadığından emin olduysanız
ve bebeğinize uyku eğitimi vermekte kararlıysanız bu konu hakkında biraz bilgi sahibi
olmalısınız.

Peki nedir bu uyku eğitimi ?

Uyku Eğitimi

Uyku eğitimi bebeklere uykuya dalmayı ve gece boyunca uykuda kalmayı öğreten bir
uygulama sürecidir.

Bebeklerde uyku eğitimi konusu çok tartışmalı bir konudur. Uyku eğitimini deneyip faydasını
gören aileler olduğu gibi, herhangi bir faydasını göremeyenler de var.

Her uyku eğitim metodunun artıları eksileri vardır ve her aileye, her bebeğe uygun
olmayabilir.

Bu nedenle yönteme karar vermeden önce yöntemin ailenize ve bebeğinize uygun olup
olmadığından emin olun.

Ancak şunu unutmayın.

Bebeğinize uyku eğitimi verip kendi kendine uyumasını sağlamış olsanız bile zaman zaman
başladığınız yere geri dönebilirsiniz.

Bebeğinizin uykusu çıktığınız seyahatlerde, yatağı değiştiğinde, yaşına bağlı olarak yeme
düzeni değiştiğinde, aşı olduğunda mutlaka değişecektir.

Sonra yine her şey rayına oturacaktır ama tüm bunların büyük çaba emek gerektirdiğini
aklınızdan çıkarmayın.

Hiçbir şey bir gecede mucizevi bir şekilde düzelmeyecektir.

Ve kararınız her ne olursa olsun bebeğinizi ve kendinizi çok da üzmemek için kademeli
ilerlemeyi göz önünde bulundurun.

Popüler Uyku Eğitimi Modelleri

 Ağlatmadan Uyku Eğitimi

Konusunda uzman Elizabeth Pantley tarafından geliştirilen bu method bebeğin ağlamasına
fırsat vermeyen aşamalı bir yöntemdir. Örneğin “yavaş yavaş bırakma ” yöntemi  bebeğin
alıştığı uyuma şeklini yavaş yavaş azaltarak değiştirmeyi öngörür.

Bu yönteme göre, eğer bebeğinizi sallayarak uyutuyorsanız bebeğinizi hiç sallamadan
yatağına koyabileceğiniz güne kadar sallama süresini her gün daha fazla azaltarak sallamayı
bırakmalısınız. Diğer teknik ise “yerine koyma”dır. Buna göre, eğer bebeğiniz uyumadan
hemen önce emiyorsa, bunun yerine uyumadan hemen önce yaptığı son şeyin birlikte kitap
okumak olmasını sağlamalısınız.

Ağlama İçeren Uyku Eğitimi

Bu yöntemde bebek kendi kendine sakinleşip uyuyana kadar kendi yatağında ağlamasına izin
verilir. Yöntem bebeğin kendi kendini sakinleştirebilme kapasitesinin olduğu, sonunda
ağlamayı kesip bütün gece boyunca uyuyacağı fikrine dayanır.

Kontrollü Ağlama İçeren Uyku Eğitimi (Ferber Yöntemi)

Bu yöntemde aileler bebeklerini ağlıyor olsalar bile yataklarına bırakıp odadan çıkarlar ve
gittikçe artan aralıklarla geri gelip kontrol ederler.  Bu kontrollerde bebek kucağa alınmaz,
sadece sözlü olarak ve pışpış yapılarak sakinleştirilmeye çalışılır. Zamanla kontrol  aralıkları
artar ve ağlayan bebek sonunda uykuya dalar.

Kim West metodu olarak da bilinen bu yöntemde ebeveyn bebeğin yatağının yakınına
yerleştirdiği sandalye de oturur. Sandalye her gece yataktan uzağa çekilir ve bebek sözlü
olarak sakinleştirilmeye çalışılır.  Bazen bebeği kucağa almanıza veya pışpış yapmaya izin
verilir.

 Kaldır Bırak Yöntemi (Tracy Hogg)

Bu yöntemde bebek yatağa halen uyanıkken bırakılır ve belli aralıklarla kontrol edilir. Ancak
bu yöntemde bebeğinizi kucağınıza alıp sakinleştirebilir birkaç dakika kucağınızda tutup
sakinleştikten sonra yatağına bırakabilirsiniz. Bu işlemin defalarca tekrarlanması sonucunda
bebek yeterince uykusu gelip yorulacak ve kendiliğinden uykuya dalarak bütün gece
uyuyacaktır.

Uyku eğitiminin sonuçları – inceleme

Uyku eğitimi gerçekten işe yarıyor mu ?

Kabul etmek gerekirse, evet, birçok ailede işe yarıyor. İnternette de araştırdığınızda birçok
annenin uyku eğitiminin faydalarından, uyku eğitimi verdikleri bebeklerinin nasıl gece
boyunca uyuduğundan bahsettiğini görürsünüz. Artık yatağa bıraktıklarında bebekleri kendi
kendilerine hatta daha ebeveyn odayı terk etmeden uyuyordur.

Bu kesinlikle doğru ve bir süreliğine güzel günler görmenizi sağlayabilir.

Ancak uyku eğitiminin yarattığı stresin hemen değilse bile ilerleyen zamanlarda bebeğin
psikolojik ve beyin gelişiminde olumsuzluklara yol açtığı da iddalar arasında ve bu biraz
insanın kafasını karıştırıyor.

Zaten tarafsız baktığınız zaman uyku eğitiminin daha çok ebeveyn odaklı olduğunu görmek
mümkün. Çünkü bebeği/çocuğu belli bir kalıba sokmaya zorlayarak kısa sürede davranış
değişikliğini öngörüyor.

Herşeyden önce şunu kabul edelim.

Bebekler ve küçük çocuklar yetişkinler gibi uyuyamazlar. Bu biyolojik olarak mümkün değil.
Bu nedenle uyku eğitimi veren uzmanlar eğitime başlamadan önce ebeveynlere geri ye
dönüşler yaşanabileceği konusunda bilgi verirler.

Bebeğiniz gece uyanıyorsa ve sizi çağırıyorsa bu size ihtiyacı olduğunu gösterir. Uykusunu
bile bölecek kadar büyük bir sıkıntısı olduğunu ve yardımınıza ihtiyacı olduğunu gösterir. Bu
çağrısına cevap alamayan bebeğiniz bir süre sonra sizden ümidini kesip kendini tamamen
iletişime kapatabilir.

Çünkü uyku eğitimi bir anlamda bebeğinizi belli bir yönde iletişim kurmya zorlamak ve onun
iletişim yöntemini görmezden gelmek demektir.

Üstelik, ağlamak bebeklerin tek iletişim kurma yöntemidir.

Hepimizin başına gelmiştir. Rüyamızda korkunç bir durumdan kurtulmak için yardım çağrısı
olarak çığlık atarsınız ama sesiniz çıkmıyordur. Bağırıp yardım istersiniz ama kimse sizi
duymuyordur. Şimdi gözlerinizi kapatıp o ana geri döndüğünüzde nasıl boğulur gibi
hissettiğinizi hatırlayın lütfen.

Bebeğiniz de yardım çağrısını size duyuramadığında bu duruma anlam veremiyor ve daha çok
korkuyor olabilir. Onun tek isteği sizi yakınınızda hissetmek. Bunu ondan esirgemeyin.

Bebeğinizin sağlıklı gelişimini riske atmak istemiyorsanız, uyku eğitimi vermeyi düşünmeden
önce mümkün olduğunca bebeğinizin yanında olmaya çalışıp onu anlamaya ve uyku kalitesini
yükseltmeye  çalışabilirsiniz. Tüm gece kesintisiz uyutmaya çalışmaktansa uyuduğu sürenin
kalitesini artırabilirseniz bebeğinizin daha iyi hissetmeye başladığını gözlemleyeceksiniz.

Peki  bebeğinizin uyku kalitesini artırmak için ne yapabilirsiniz?

  •  Kucaklayın

Bebeklerin kucağa alışacağı düşünülerek çok fazla kucakta taşınmaları uygun görülmez.
Uyku konusunda sıkıntı yaşıyorsanız bebeğinizi kucağınızda taşımaktan sakın çekinmeyin.
Ten teması kendini güvende hissetmesini sağlayacaktır ve sizin sıcaklığınızda daha iyi
uyuyacaktır.

  •  Birlikte banyo yapın

Genelde bebekleri minik küvetlerde üzerlerine azar azar su dökerek yıkarız. Banyonuz
küvetliyse küveti doldurup içine birlikte girin. Eğer duşakabinse, pilastik bir tabure üzerine
oturup bebeğinizi kucağınızda yıkayabilirsiniz. Hem su hem de sizinle yaşadığı yüksek ten
teması onun uyku öncesi rahatlamasını sağlayacaktır.

  • Sarıp Sarmalayın

Bebekler ilk aylarda kollarını ve bacaklarını istemsizce hareket ettirip kendi kendilerini
uyandırırlar. Üstelik bunu yapanın kendi uzuvları olduğundan da habersizlerdir.
Bu durumu engellemek için geleneksel kundak yöntemini kullanın.
Sarılıp sarmalanmak onlara anne karnındaki pozisyonlarını hatırlatacağı için daha güvende
hissedeceklerdir ve rahat uyuyacaklardır.

  •  Perdeleri kapatın

Bebekler karanlıktan korkmazlar.  Tam tersi karanlıkta daha rahat uyurlar. Üstelik karanlık
ortamda büyüme hormonu daha iyi salgınacağı için bu gelişimine de destek olacaktır.

  • Ona bol bol dokunabileceğiniz oyunlar oynayın.

Ten teması ona güvende hissettirecektir. Hissetmenin yanı sıra, sizin ona duyduğunuz
sevginin ve şefkatin bedensel işaretlerini de görmek onu rahatlatacak ve gece daha iyi
uyuyacaktır.

  •  Minimalizmden esinlenin

Bebek odasının çok süslü olması tamamen annelerin kendi hevesleri ile ilgilidir. Bazı
bebekler duvarlarında asılı olan tablo ya da stickerlar korkabiliyorlar uyumakta zorluk
çekebiliyorlar.

  •  Gündüz de odasında vakit geçirin

Bebeğinizin ille de kendi odasında kendi yatağında uyusun istiyorsanız, onunla birlikte
odasında daha çok zaman geçirin. Sadece uyutmak için odasına götürüp yatağa bırakırsanız
kendini terk edilmiş hissedebilir. Odasının onun ve sizin için güvenli ve huzurlu bir yaşam
alanı olmasını sağlayın.

Odasında emzirin, bezini odasında değiştirin, odasında oyun oynayın.
Uykudan önce de yatağında favori oyuncaklarıyla oynamasına izin verin. Yatağının onu
cezalandırmak ve yalnız bırakmak için yapılmış bir hapisane olduğunu düşünmesine izin
vermeyin.

  •  Deşarj edin

Gece rahat rahat uykuya dalabilen çocuklar, gün içinde ebeveyninin, ilgisini, sevgi ve
şefkatini üzerinde hisseden mutlu çocuklardır. Yapabildiğiniz her an bebeğinizle etkileşimde
olmalı, onunla konuşmalı, ona dokunmalı ve onunla oyunlar oynamalısınız. Bebek oyun ve
aktivitelerini çok gözünüzde büyütmeyin.

Bebeğinizi kanguru ile kendinize bağlayıp güzel bir müzik eşliğinde dans edebilirsiniz, pencereden dışarı bakıp gördükleriniz hakkında konuşabilirsiniz, basit nesneleri ona gösterip isimlerini söyleyebilir, evin odalarını gezebilir ya da birlikte kısa bir yürüyüşe çıkabilirsiniz. Hatta bebeğinizin altını değiştirmeniz, masaj yapmanız, emzirmeniz ya da yemeğini yedirmeniz bile bir aktivitedir onun için ve tüm bunlar
gününün güzel ve verimli geçmesi için yeterlidir.

  • Şekerlemeyi es geçmeyin

Yeterli miktarda ( onu yoracak kadar çok ya da sıkılmasına neden olacak kadar az olmamalı )
aktiviteye maruz kalan bebeğiniz gündüz uyku sinyallerini iyi takip edin.
1-2 saat aralıklarla 20-30 dakika kadar uyumak isteyecektir. Bu size çok gibi gelebilir ancak
bebeklerin ay ay gelişimlerine göre uyanıklık süreleri  vardır.

Ne kadar çok uyku pratiği yaparsa o kadar çabuk kendini sakinleştirmeyi öğrenip desteksiz
uykuya dalabilir.
Biz bunların hepsini Poyraz’da uyguladık ve gerçekten faydasını gördük. Tamamen kendi
kendine uyuması için birkaç yöntem daha denememiz gerekti.

Poyraz’ı uyutmayı nasıl başardık ?

Yazımın başında anlattığım gibi oğlumuz Poyraz ilk günlerden itibaren uykusu sıkıntılı bir
bebekti. Gündüz hiç uyumazdı. Sadece bize acıdığı bazı zamanlar 10 ya da 20 dakikalık
şekerlemelerle bizi ödüllendirirdi

Diğer yandan, gece uykuları mükemmeldi.

İlk kez 4. ayını doldurduğu gece ağlayarak uyandı. Daha önce hiç böyle bir şey
yaşamadığımız için, başta anlam veremedik, hatta başka bir bebeğin sesidir diye bile
düşündük.

Başka bir bebek olmadığından emin olmak için ikinci çığlığı duymamız gerekti.

Hemen odasına koştuk ve ona sarıldık. Kucağımıza alır almaz sustu ve uyumaya devam etti.
O geceden sonra 5 ay boyunca istisnasız her gece saat başı hatta bazen 20 dakikada bir
uyanmaya başladı. Bunun bir süre daha devam edebileceğini anlamamız 1 ayımızı aldı.

Eşim ve ben zombi gibi geziyorduk. Dışarda hiç tanımadığımız insanlara bu durumdan
bahsedip daha önce denemediğimiz yöntemler keşfetmeye çalışıyorduk.

Sonra bir gün, Poyraz’ı dinlemek, onu anlamaya çalışmak yerine, sadece uykusuzluk
sorunumuzu ortadan kaldırmaya çalıştığımızı farkettik.
Odağımızı ona çevirmemiz gerekiyordu.

Neler yaptık?

İşe iyi bir beslenme planı yapmakla başladım. Öğünlerini düzene sokmak, uyku saatiyle
beslenme saatini birbirinden ayırmak işe yarabilirdi. Yaşına göre uyanık kalabileceği süreyi
öğrendim ve buna göre uyku sinyallerini yakalamaya çalıştım. ( uyku sinyallerini öğrenmek
için bu yazımı okuyun  )

Uykusu geldiğini anladığımdaysa yavaşça kendi odasına doğru gitmeye hazırlanırdım.
Odasını karartıp, kapısını kapatıp, altını değiştirirdim. Karnını bir süre önce doyurmuş
olduğum için beslemezdim.

Burası önemli çünkü bebekler özellikle de çok iştahlı olanlar 5-6 aylııken bile kısa sürede
acıkabiliyorlar. Bebeğinizi sadece emziriyorsanız ne kadar süt aldığından emin
olamayabilirsiniz. Bunu anlamak için bebeğinizin yaşına göre gün içerisinde alması gereken
süt miktarını pediatristinize danışarak öğrenin. Sonra bebeğinizi emzirmeden hemen önce
sütünüzü sağın. Çıkan sütün üzerine 30 cc daha ekleyerek bebeğinizin bir emzirme seansında
aldığı süt miktarını anlayabilirsiniz. Ancak süt miktarı bebek gece daha az emdiği için sabah
daha fazla olacak, akşama kadar da azalacaktır.

Tekrar konumuza dönersek, Poyraz’ın altını değiştirdikten sonra kucağıma alıp karanlık
odada birkaç kere turluyordum. Başını omzuma koyup başı hafifçe ağırlaşmaya başladığında
yatağından uyku arkadaşını alıp ona gösteriyordum ve “ dodo’nun uykusu gelmiş yatağa
yatıyor, hadi sen de yanına git kucak kucak yap” diye fısıldıyordum. Oyuncağı yatağa attığım
anda o da dönüp yatağına gitmek için uzanıyordu. Buradaki amacım özendirici unsurlar
kullanarak ona yatağını sevdirmekti.

Bu işlemi sık sık uykusu geldiği için günde 2-3 saatte bir tekrarlıyorduk. Her seferinde
yatağına gidip oyuncağını kucaklıyordu. Yüz üstü yatıp rahat edebileceği bir pozisyon bulana
kadar 15 dakika kadar yatakta dönüp duruyordu.

Eğer rahat edemezse, oyuncağını bırakıp tekrar kucağıma gelmek istiyordu. Ben de hemen
kucağıma alıp aynı şeyleri yapmaya başlıyordum. Kucağımda bir iki tur atıp, oyuncağını
gösterip yatağına gitmesini sağlıyordum. Bu esnada çok fazla konuşmamaya dikkat
ediyordum. Bir şey söylemek istersem de fısıldıyordum, çünkü yüksek ses uykusu gelen bir
bebek için uyarıcı olabilir.

Bazen odasında bu şekilde 1 saat kadar kalıyorduk, ya kucağımda uykuya dalıyordu ya da çok
yorulup yatağına yatıp uyuyordu. 3 ay kadar Poyraz’ı hep böyle uyuttum. Uyutma süresi
başlarda 1 saati buluyordu ama 1.5-2 ayın sonunda 15-20 dakikaya düşmüştü.
Artık neredeyse 8 aylıktı ve banyosunu yaptırıp, pijamasını giydirince odasına gidip
uyuyacağını biliyordu.

Yine aynı şekilde ışıkları kapatıp, onu kucağıma alıp biraz ninni
mırıldanıyordum ve yatağının yanına gidip durduğumda dönüp kendi kendine yatağına gitmek
istiyordu. Yatağına bırakınca da yüzüstü dönüp sessizce uykuya dalıyordu. Bu yaklaşık 10-15
dakika sürüyordu.

Bunun dışında gündüzleri odasında vakit geçiriyorduk. Onu kucağıma alıp odasında gezerken
yatağını gösterip ona ait olduğunu söylüyordum. Uykusu geldiğinde orada uyuyacağını,
bir şeye ihtiyacı olursa anneyle babanın hemen yanına geleceğini anlatıyordum.

Sonunda Poyraz kendi kendine uyumayı öğrenmişti. Ama buraya gelene kadar 4 ay boyunca
her uykuya yatırışım 1 saati buluyor ve ben oğluma kendi kendine uyumayı öğreteceğim diye
sabrımın sınırlarında geziyordum.

Sonuç ?

Evet uyku eğitimi gibi 1 haftalık bir sürede sonuç alamadım belki ama en azından bebeğimin
sağlığını ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurabildiğim bir yöntemle bebeğime kendi kendine
uyumayı öğretmiştim.

Gel gelelim, Poyraz’ın desteksiz uykuya dalması kesintisiz uyumasını sağlamadı. Bu sefer 2-3
saatte bir uyanıyordu ve sabahları 4 ya da 5’te güne başlıyordu. Oğlum şuanda 19 aylık ama
benimle uyumadığı zamanlarda yine ağlayarak uyanmaya devam ediyor.

Tüm bunların sonunda Poyraz’ın uyumak için bunlara ihtiyacı olmadığını gördük. Benden
başka bir şey istediği ortadaydı. Sadece ne istediğini bulmalıydım.
Size Poyraz’ı hiç yanımızda yatırmadığımızı söylemiş miydim? Onu yanıma almaktan ölesiye
korkuyordum.

Bazı geceler rüya mı gerçek mi olduğunu bir türlü anlayamadığım halisülasyonlar yüzünden
uykumdan ter içinde sıçrayarak uyanıyordum

Aslında yarı uyanık olduğum halde Poyraz’ı kucağımda tuttuğumu, emzirirken uyuya
kaldığımı, o kucağımdayken üzerime yorganı örttüğümü ve onu oksijensiz bıraktığımı
görüyordum. Sanki Poyraz aramızda yatıyormuş gibi, yatış pozisyonunu değiştirmek için
dönen eşimi uyandırıp “ dikkat et Poyraz’ı ezeceksin” diye azarlıyordum.

İlk birkaç ay boyunca geceleri bu kabuslarla boğuştum.
Neyseki bunu birçok annenin yaşadığını öğrenince rahatladık ama, bu korkum yüzünden
oğlumla hiç birlikte yatamamıştık. 9 aylık olana kadar hep odasında kendi yatağında yattı.
Sonrasında da yanımıza aldığımızda yataktan birkaç kere düştüğü için uzun süre de bu
endişemiz yüzünden birlikte uyuyamadık.

Poyraz geçtiğimiz aya kadar geceleri  sık sık uyanmayı sürdürdü.
Sonra geçen ay gündüz uykularını birlikte uyumaya başladık. O kadar rahat ve hızlı uyuyordu
ve o kadar mutlu uyanıyorduki. aydır uykuları hiç olmadığı kadar düzeldi .Uykuya benim
kollarımda dalıp, sabah yine benim kollarımda uyanmak onu dünyanın en mutlu bebeği
yapmıştı. Beni de dünyanın en iyi dinlenmiş mutlu annesi.

Bebeğimin benden ne istediğini bulmuştum. Onun ihtiyacı olan uyku eğitimi değildi. Acıktığı
için de uyanmıyordu. Ya da karanlıktan korktuğu için.
Tek ihtiyacı olan annesinin koynunda uyumaktı.

Son Kararınızı Vermeden Önce

Aslında bugüne kadar yaptığım en büyük yanlış içgüdülerime kulaklarımı tıkamaktı.
Kafam bebek uykusu hakkında söylenenlerle o kadar doluyduki bebeğimin bana anlatmak
istediği şeye odaklanamıyordum. Sadece ağlamasını engellemeye ve kesintisiz uyumasını
sağlamaya çalışıyordum.

Beklentilerim konusunda gerçekçi değildim.  Bizim gibi tüm gece uyumasını istiyordum ama
bu onun doğal gelişim sürecine aykırıydı.
Siz de bunu şimdiden kabullenir ve bebeğinizin ihtiyaçlarına yönelirseniz onu sağlık ve
huzurla uyutmanın yolunu bulabilirsiniz.

Bebeğinizden beklentileriniz konusunda gerçekçi olmalısınız.

Bebeklerin doğal gelişim süreçlerine her türlü zorlayıcı müdahale, sert uyku eğitimleri,
uykusu geldiğinde uyutmama ya da uykusu olmadığı halde zorla uyutma gibi davranışlar
başarısızlıkla sonuçlanabilir. Daha da kötüsü bebeğinizin duygusal durumunda kalıcı
olumsuzluklara sebep olabilir.

Bebekler kesintisiz uyku uyuyamazlar.

Yani bebeğinize kendi kendine uyumayı da öğretseniz,
yatağına uyanık koyup desteksiz uyumasını sağlasanız da eninde sonunda uyanacaktır.

Peki ne yapmalısınız ?

Bu konuda daha detaylı bilgi için Bebeklerde Gece Uykusu Nasıl Düzene Girer?  isimli yazımı okuyabilirsiniz. Ama önce, tüm bildiklerinizi unutun. Bebeğinizin ağlaması size her şeyi anlatacaktır.

Olaya başka açılardan bakmaya çalışın.

Belki bebeğinizin giysisinin etiketini kesmeyi unutmuşsunuzdur kaşıntı yapıyordur. Belki
odasına sinek girmiştir tam uyuyacağı anda onu rahatsız ediyordur. Belki tırnağı batmıştır ve canı acıyordur ( ki bu bizim başımıza iki kez geldi)

Onu dinleyip ne istediğini bulun.

Ve…

Ona istediğini verin.

Alışır diye memede ya da kucağınızın sıcaklığında uyumasına izin vermemezlik yapmayın.
Bunlar bebeğinizle aranızdaki bağı güçlendirecek eşsiz anlardandır. Sonuna kadar tadını
çıkarın.

Pek çok farklı kültürde anneler bebeklerini sallayarak ya da yanlarına alarak uyutuyorlar. Siz
de bebeğinizi kendi yatağınıza alıp ( eğer benim gibi endişeleriniz oluyorsa ) uyuduktan sonra
güvenliği için yatağına geri koyabilirsiniz.

Uyku eğitimlerinin ana vatanı Amerika’da bile ebeveynlerin uyku eğitimi yöntemlerine karşı
şüpheyle yaklaştıkları bilinen bir gerçek. Ayrıca, bebeğinizin kendi yatağında desteksiz bir
şekilde uykuya dalması özgüvenini arşa çıkarıp onu bir dahi yapmayacaktır. Bebekler uzun
bir süre annelerini kendi uzantıları olarak görürler.

O sizin bir parçanız. O mutluyken mutlu olursunuz. O da siz mutluyken mutlu olur.

Bırakın bebeğiniz içinizdeki ebeveyni ortaya çıkarsın. Size anne- baba olmayı o öğretsin.
Ailenizin iyiliği için içgüdülerinize kulak verin. Onlar için en iyi olanı zaten siz biliyorsunuz.

Şimdi onu kollarınızın arasına alıp güzelce kucaklayın ve koşulsuz şartsız yanında olacağınızı
kulağına fısıldayın. Sonra kucağınızdayken güzel gözlerinin uykuyla huzur içinde kapanışını
izleyin.

Size şimdiden bol uykulu geceler diliyorum.

signature
 

 

Resources :

https://www.littleones.co/blogs/our-blog/the- most-common- baby-sleep- myths

 https://www.babycenter.com/0_baby-sleep-training-the-basics_1505715.bc

 

You Might Also Like

Leave a Reply

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!